|
..:: İznik ve Çinicilik ::.. |
|
İznik Osmanlı
devrinde,büyük çini merkezlerinden biridir.Osmanlı
devrinden
zamanımıza kadar gelen en eski çinileri 1391 tarihinde inşaatı tamamlanan İznik Yeşil Cami
minare sinde görmek mümkündür. İznik'te 15.asrın ilk
senelerinde
başlayan çinicilik
çok kısa bir zamanda büyük bir gelişme gösterdiğinden şehre çinili İZNİK adı verilmiştir.17.yy.da İznik'i gezen Evliya
Çelebi, bu şehrin dokuz mahallesinde halkın çini ve çanak çömlek imal ederek geçimini sağladığını ve İznik'te 340
adet çini fırının bulunduğunu seyahatnamesinde
zikretmektedir.Osmanlı devrinde mimari eserlerin iç tezyinatında kullanılan çiniler 24x24 cm.
ebadında ve 2-3 cm. kalınlığında tabakalar halinde yapılmıştır. Umumiyetle Selçuk çini tezyinatı Osmanlıların ilk devirler de
bazı küçük değişikliklerle devam etmiştir.İstanbul Çini Köşk Müzesi mihrabında, Selçuklu hendesi ve yıldızlardan
müteşekildir.İznik çinilerin de hendesi şekiller yerine zarif kıvrık dallar üzerine
serpiştirilen Hatayi ve Rumi tezyinata önem verilmiştir.Bugün birçok mimari eserimizi
süsleyen ve bazı Avrupa müzelerinin en mutena köşelerinde
muhafaza
edilen İznik çini ve seramiğinin yapılma işine
16.yy.büyük önem verilmiştir. Çinicilikteki
bu inkişaf 16.asırda artan inşa faaliyetlerine sıkı sıkıya bağlıdır.16.asrın 1.yarısın
da imal edilen çinilerde beyaz zemin üzerine çiçek motifleri,rumiler ve
palmetler
mavi, lacivert ve sarı renkte işlenmiştir.
16.yy'ın ikinci yarısından itibaren çinilerin renk ve motiflerinde kendini gösteren değişme neticesinde büyük bir zenginlik ve kalite yükselmesi görülür.Beyaz zemin üzerine natüralist çiçek ve
yaprak,
şakayık, lale, sümbül, karanfil,gül, erik ve nar çiçeği motifleri itina ile işlenmiştir.
Sırlar parlak ve çok temizdir. 1557'den sonra ortaya çıkan mercan kırmızısı, çinilere ayrı bir güzellik
vermektedir. Çiniler üzerinde kabartma şeklinde görülen domates veya mercan kırmızısının 17
yy. başlarında birden kaybolduğu görülür. Herhalde ustasının ölümü ile mercan kırmızısı sır olup gitmiştir
16. yy. İznik çinileri ile,Topkapı Sarayı harem dairesinde altın yol, 1557 yılında inşaatı tamamlanan Süleymaniye Camii'nin mihrabı,
Rüstem Paşa Camii ve türbesi, Sokullu Mehmet Paşa Camii ile diğer bazı mimari eserler tezyin edilmiştir. Ayrıca bu yüzyıl çinilerinde çiçeklerden en fazla lale motifine yer verilmiştir. Rüstem Paşa Camii çinilerinde
kırk bir çeşit lale motifinin bulunduğu tesbit edilmiştir.
17.yy. başlarında İznik çini sanatı ve tekniğinde bir duraklama görülür.
Desenler bozulmaya renkler
birbirine vurmaya başlar. Lale ve karanfil motiflerin
de 16.yy. ikinci yarısında görülen mercan kırmızısı
kaybolur. Yerine soluk bir kırmızı gelir. Bu yüzyılın çinilerinde zemin beyaz,yeşiller
mavimsi ,firuze mavisi de yeşilimsi bir renk alır. 16.yüzyılda yapılan
panolarda çiçek ve ağaçlar doğrudan doğruya yerden çıkmış gösterildiği halde,17.asırda artık vazoların içinden çıkarılmaya başlanır.
Bununla beraber 17.yy.başlarında fevkalade
güzel çiniler imal edilmiştir. Sultan Ahmed Camii, Revan ve Bağdat Köşkleri,
Topkapı Sarayının sünnet odası kapısının iki yanı bu devir çinileriyle süslenmiştir.
17.yy sonlarında İznik çiniciliğinde başlayan gerileme,
Osmanlı Devleti'nin duraklaması ile alakalıdır.
Dahili ve harici huzursuzluklar ve harplerle yıpranan devlet,sulh ve sükun devrinde sanata gösterilen alakayı gösterememiştir. 16.asrın hummalı sanat faaliyetlerine bu devirde tesadüf
edemiyoruz. Mimari faaliyetler parasızlık sebebiyle çok azalmış ve mimariyi kendisi ne bir tatbik sahası addeden
İznik çiniciliği de böylece bozulmaya başlamıştır.
İnşaatın durması ile sipariş alamayan çini imalathaneleri yavaş yavaş
kapanmaya başlamış ve 1716 senesinde İznik'te çini faaliyeti tamamen sona ermiştir.
1719'da yapılan 3.Ahmet Kütüphanesi'nin Çini ihtiyacı boğaz içindeki Kara Mustafa Paşa Yalısı'nın çinileri sökülerek karşılanmıştır.
18.asırda
III.Ahmet'in veziri Nevşehirli Damat İbrahim Paşa İznik'teki çini ustalarını toplayarak 1725 senesinde
İstanbul' da Tekfur Sarayı'nda çini imalathanesi açarak çiniciliği tekrar ihya etmek
istemiştir. Bu imalathanede İznik çinisi ayarında çini yapılamamıştır.
Tekfur Sarayı
çinilerinde, zemin kirli mavimtırak, motifler yeşil mavi,
solgun kırmızı ve sarı renkte olup sırlar bozuktur. Kısa bir müddet sonra bu faaliyet de durmuş,
ihtiyacı karşılamak için Viyana ve İtalya'dan çini ithal edilmiştir.
Son yıllarda
Prof. Dr.Oktay Aslanapa tarafından, İznik Çiniciliği ile ilgili bir takım araştırmalar yapılmış ve bu araştırmalar neticesinde bazı çini fırınları bulunmuştur. Günümüzde bu araştırmalar zaman zaman devam
etmektedir. İlgili bakanlıkların yetersiz bir bütçe sunmasından dolayı bu çalışmalar yetersiz kalmaktadır.
Son yıllarda İlçede yapılan kazılar ve
atölye çalışmalarıyla birlikte İznik Çiniciliğinde bir hareketlilik gözlenmektedir.
Bu hareketlilik
İlçede faaliyet gösteren çini
atölyelerini umut verici çalışmalarıyla da kendini göstermektedir. |
|
Kaynak: www.iznik.gen.tr / www.iznikdefteri.com |